Son, üçüncü yılımdayım. Artık yeni bir yere gitmek istiyorum. Listemde hatırlayamayacağım kadar ülke var: Almanya, Japonya, Çin, Fransa, İskandinav ülkeleri, Taiwan, Güney Kore vs.
Ama kalbimde nedense Taiwan, Çin, Japonya gibi ülkeler var. Gerçekten böyle üniversitelere gidersem, biliyorum ki hayatımın en zor ve çekişli zamanlarını geçireceğim, ve genelde tembel bir insan olduğum için bu bana iyi gelebilir. Ya bu ya da askere gitmek vardı!
Dürüst olmam gerekirse, ilk 2 yıl ne kadar Milano'ya hiçbir şekilde alışamasam da, bu yıl farklı gözlerle bakıyorum bu şehre. Demek ki tam 2 yıl gerekmiş alışmam için buraya. Sadece Milano'da değil, bütün ülkeye yeni gözlerle bakıyorum, bu yıl ne oldu ki?
Üniversite deneyimim hakkında bir şey söylemem gerekirse şunu derim: Yurttaki arkadaşlarım olmadan burada yaşamak gerçekten çok zor olurdu. Birlikte bu şehri ne kadar sevmediğimiz hakkında konuşmak, tadı güzel olmayan yemekleri beraber yemek gibi şeyler bana çok yardımcı oldu. Herkes için mi böyle yoksa sadece bana mı özel bilmiyorum ama üniversite arkadaşlarım ile sandığım kadar derin arkadaşlıklarım olmadı; 2-3 kişi dışında.
İlk yıl ile bu yıl arasında tek bir şey değişmiyor: İstanbul'a karşı hissettiğim özenti.
Buna ilaç ne? Bana şunlar yardım etti: Yaşadığın yeri hatırlatan şeyleri izlerken, dinlerken vs. sanki hem kendini orada hissediyorsun, hem bu hisse alıştığında kaldığın yer eskisi gibi yabancı kalmıyor. Bana o şehirdeki yakın arkadaşlarla konuşmak, Recep İvedik gibi ünlü filmleri izlemek ve sadece Türkçe şarkılar içeren bir çalma listesi oluşturup onu zaman zaman dinlemek yardım etti.
Bunlar dışında, şunu hatırlamak gerekiyor; geri dönmek istiyorsan gerçekten, hatırla ki eski hatıraların aynı yere geri dönerek yeniden gerçekleşmeyecekler.