SJTU'da Yaşadıklarım Şeyler Hakkında Düşüncelerim

29 Ağustos 2026

Şu an uçaktayım, önce Şangay'dan Pekin'e, şimdi ise Pekin'den Venedik'e gidiyorum. Stajımı güzel anılarla ve tanıdığım güzel insanlarla hatırlıyorum. Tabii ki de laboratuvar deneyimi en önemli tarafı, ama bana bu kadar yeni bir deneyim kendimi daha çok tanımama da izin verdi.

Şu bazla kendimi şimdi daha çok tanıyorum: kendimde, nasıl davrandığımda var olan problemleri tespit etmeme çok yardım etti. Mesela şunu size söyleyeyim, şu kanıya vardım: sadece hediye olarak aldığım kıyafetleri giymek sadece stil olarak negatif bir şey değil, ondan daha çok kendi kimliğimi bulmaya yardım etmeyen, hatta aktif bir şekilde kimliksizliğe götüren bir yoldu. Bu yüzden ne yaptım? Kendim en sevdiğim filmlerime ve iyi giyinen insanlara baktım, ve claude'a sordum: "Bu fotoğraflardaki kıyafetleri Şangay'da nerede bulabilirim?" Ve Claude bana bir ikinci el 90'li yılların kıyafetleri dolu dükkanların olduğu bir bina verdi sağolsun. (Merak ediyorsa birisine: Referans olarak "Made in Hong Kong", "Fight Club", ve 00'lerin Mario Balotelli'nin fotoğrafları)

Kötü taraflara geçinmeden önce bir tane daha güzel bir şey söyleyeyim: Nil ile ortaokul/lise anılarımı hatırlarken, kendimi asla ve asla hassas bulundurmazdım, ciddi konular hakkında konuşmayı sevmezdim, ve kendim hakkında dürüstçe konuşmayı sevmezdim, ve bu ,kıyafet hikayesi gibi, kendimi tanımama hiç yardım etmiyordu. Bunu deme sebebim, bu tipik bir "self-consciousness" semptomu. Ve bunu en azından diyebilmek kendi fikrimde bu karakter defect'inden iyileşebilmenin en önemli tarafı. Şimdi ise insanlara kendim hakkımda normalde demediğim şeyleri demeye zorluyorum.

Bunun gibi birkaç daha hikaye söyleyebilirim, ama iyileştiremediğim bir kaç problem hala var. Telefonda geçirdiğim zaman arttı bu 2 ay, özellikle Instagram ve Twitter. Maalesef laboratuvardan otelime döndüğümde yapmak tek istediğim şey yatakta yatıp telefonda zaman geçirmekti. Bu çok kötü bir şey: kendi kafamdaki imajım telefona bağımlı olmayan bir AES, çünkü havalı olduğunu düşünüyorum, meğerse her şansta (dişlerimi fırçalayarak, uyumadan önce/sonra, weights and biases'daki numaralara bakarken vs.) Instagram'ı açıp insanlar ne koyuyor, ve for you sayfamda bugün neler neler var diye çok merak ediyorum. Kafamdaki ideal AES'i bıraktım, tam bugün fark ettim ki düşüncelerimin bazıları sanki bir Instagram Comment Section'a benzemeye başladı. Uzun paragraflarda değil de, punchline içeren küçük cümleler kuruyorum kafamda. O uygulamalarda insanlara nasıl kötü davranıyorlarsa (Galiba bu insanlar postu atanların yorumlarını okuduklarını unutuyorlar), bende onların hislerine bakmadan kafama geleni düşünüyorum. Bu herkesin yaptığı bir şey olabilir, ama eskiden, bu bağımlılıktan önce, bu şekilde düşünmüyordum. Daha optimist, half-cup-full bir düşünce tarzım vardı.

Bir sonraki "tatillerim" (tırnak altında çünkü denizde sadece sınavları, İstanbul'da ise Hong Kong'u düşüneceğim muhtemelen) 2 gün denizde, ve Eylül'ün sonunda İstanbul'da olacak. Bu yerlerde umarım bu kötü alışkanlıkları bırakabileceğim.

Laboratuvardaki arkadaşlarıma çok minnettarım, iyi ki iyi insanlarla karşılaştım, özellikle Robo, HaoYang, Ziyang, Candice, Mia ve Baptiste.

Staj'da yaptığım şeyler hakkında konuşayım biraz. Bence biraz fazla Claude kullandım, ve daha az kullansaydım daha da çok öğrenirdim. Tabii kendim yaptığım bazı şeyler bence çok şey öğretti, ama neden daha da çok öğrenmeyeyim? Ondan ziyade, Muhtemelen yaptığım bu kadar işi Claude'siz yapamazdım, bu yüzden bu bir denge problemi, ne kadar şey öğrensem? Ne kadar yapsam?

Hocama bir preprint attım, kendi yazdığım, şimdi onun cevabını bekliyorum. Tabii ki ICRA çok yüksek bir nokta olabilir, ama umudumu yitirmemek istiyorum, çünkü bence bir research internship'te research yapılmalıdır, ve research yapılırken paper yazılır. Yeni şeyler buldum, ki bence çok ilginç sonuçlar çıktı, ama yazılış tarzım, belki bazı yerlere çok yazdığım, diğer yerlere az yazdığım bir problem olabilir. Ama bana arxiv preprint de yeter, bunu unutmayalım.

Umarım böyle yeni deneyimler yaşayarak, kendim hakkımda daha da çok şey bulabilirim, çünkü sonuçta hayatım boyunca buradayım, belki şimdiden kendimi tanımak yardım eder bana.

← Denemelere geri dön